29 Nisan 2013

Pathfinder Society TR

Pathfinder Society TR ismini ülkemizdeki RPG oyuncularının çoğu duymuştur. Bu arkadaşların çabalarını ilgiyle izliyordum fakat detaylar hakkında fikrim yoktu ve merak ediyordum. Facebook'da bu topluluğun başındaki isimlerden Can Sungur'a rastlayınca kendisini soru yağmuruna tuttum, Can da sağolsun beni kırmayarak organizasyonlarından, yaptıklarından ve amaçlarından bahsetti.

RPG Delisi: Can öncelikle seni biraz tanıyalım, RPG'ye nasıl başladın?
Can Sungur: 1999 yılında başladım. O zamanlar Yüzüklerin Efendisi ve Ejderha Mızrağı okuyordum. Level'da da Ali Aksöz'ün köşesini okuyordum, oradan öğrendik FRP filan gibi kelimeleri. Uzun zaman yatırımı yaptığım ilk rol yapma oyunu Baldur's Gate 2: Shadows of Amn olmuştu. 200 saatlik oyun süresi olan oyunu 6 kere filan tümüyle bitirdim sanırım, HEX editlerine kadar girmiştim. Sonra küçük bir grup ile AD&D kitaplarını alıp başladık, başladığımdan beri "Hep GM olan adam" oldum, İngilizce'min çok iyi olmasının da payı var bunda.

RPG Delisi: İçinde bulunduğun organizasyon sebebiyle Pathfinder'ın senin için özel bir oyun olduğunu varsayıyorum. Pathfinder'la tanışıklığın nasıl oldu ve neden bu oyuna odaklandın?
Can Sungur: Dediğim gibi, AD&D'ye 1999 yılında başladım, tam öğrendik, anladık, İngilizce'sini çözdük filan derken, küt! D&D 3 çıktı. D&D 3 (3.5) benim açık ara en çok oynadığım, oynattığım sistem, 8 yıl emeğim var. Wizards of the Coast 4'e geçtiğinde ben 4'e geçmedim, onun yerine Dungeon ve Dragon dergileriyle 3.5'a çok katkısı olan Paizo'nun yeni projesini takip ettim. Burada da bir parantez açıp, pazarlama sektöründe çalışan bir profesyonel olarak belirtmek isterim, D&D 4th kötü bir sistem değildi, ancak yanlış kitleye, yanlış satış stratejisi ile 'pazarlanan' bir ürün oldu. Pazarlama konusu RPG dünyasında zaten başlıbaşına yeni.
RPG Delisi: "RPG dünyasında Pazarlama" araştırmak için ilginç bir konu olabilir gerçekten. Peki Paizo'ya olan sevgin neden?
Can Sungur: Paizo'da çalışan ekibe, yaptıkları işlere, çıkarttıkları sonuçlara büyük saygım var. Hem kitlelerini tanıyorlar, hem oyunu tanıyorlar. Mesela Paizo'nun CEO'su, daha önce TSR kuran ortaklardan birisi. TSR'dan sonra da White Wolf'un kurucu ortaklarından birisi olmuş. Oradan da Paizo'ya geçti. Aynı şekilde oyun tasarımcıları Jason Buhlman, 3rd edition ve 3.5'ta büyük emeği olan bir isim, Skip Williams ve Monte Cook'un sonraki nesli. Temiz ve uyarlanabilir kurallar yazıyor.

RPG Delisi: TR ayağına geçmeden önce global anlamda Pathfinder Society'den bize bahseder misin?
Can Sungur: Pathfinder Society'nin hikayesi ilginç aslında. Pathfinder RPG kuralları piyasaya çıktığı dönem, D&D 4th ile aynı dönem. İnsanlar sistem değiştirip değiştirmemekte kararsız. "Lan yeni sisteme mi geçsek, eskisi iyi aslında" noktasında, Pathfinder RPG open beta yaptı. Open beta'ya 10.000 kişi katıldı, Pathfinder RPG kuralları Paizo'nun vizyonuyla crowd-sourced üretildi. E kitap piyasaya çıkınca ne yapacaksın bu 10.000 kişiyi? Bir de, bütün meşhur dünyalar WotC'a lisanslı, nerede oyun oynayacak bu 10.000 kişi? Hali hazırda var olan community dağılmasın diye, eskinin Living Greyhawk sistemine çok benzer bir sistem oluşturuldu, Golarion isminde bir dünya yaratıldı, bu dünyada toplu oyunlar başladı. Şu anda Pathfinder Society 75.000'in üzerinde oyuncusu olan dev bir MMO gibi. 5 sezondur yayınlanan 200'ün üzerinde hazır senaryosu var, bunlar MMORPG oyunlarındaki 'instance'lar gibi. GM alıyor hazır senaryoyu, ekibe oynatıyor. Ekip başarırsa ödüllerini ilerki oyunlarda kullanmak için alıyorlar. Yaşayan, oynayan, birlikte gelişen bir topluluk oluşuyor.
RPG Delisi: Peki Pathfinder Society TR nasıl başladı? Senin bu organizasyondaki görevin nedir?
Can Sungur: İlginç bir saptamamdan bahsedeyim: Türk oyuncusu muhafazakar, dışa kapalı, hayal gücü gerektiren bu oyunda -inanılmaz şekilde- yeniliğe de kapalı. Hem hayal gücü yüksek bir hobi ile uğraşıp, hem de bu kadar azılı muhafazakar kafalara 4 yıldır inanamıyorum. Benim Türkiye'de dahil olduğum ilk organizasyon Wizards of İstanbul oldu, şimdi Merlin'in Kazanı'nda editör olan arkadaşım Mert Günhan ile beraber giriştik bu buluşmalara. Güzel de oldu, başarılı, hala devam ediyor. O zamanlar da nWoD'un ve Pathfinder'ın global projelerine dahil olmak için iletişime geçtik. Gel gelelim White Wolf battı, Paizo ise global açılımlarla ilgilenmiyordu. Yani kısmet 2012'ye kaldı. Geçen Mayıs ayında, şimdi Koç Üniversitesi ve İstanbul'da Venture-Lieutenant olan, kendisi de bir 'rpg delisi' olan Mustafa Yılmaz "Ya ben bu Pathfinder Society'ye başvuracağım" dedi. "Ben uğraştım daha önce, sallamıyorlar bizi" dedim, umutsuzluğa kapılmıştım. "Bana ne, ben yine de açacağım oyun" dedi. Ki öyledir o, enerjisi başkadır. Mustafa oyun açınca, Paizo'dan mail geldi "Aaa Türkiye'de RPG oynayanlar mı var? Gel Pathfinder Society olsun orada" diye. Mustafa ile konuştuk, Pathfinder kültürüne daha hakim olduğumdan benim VC olmamı teklif etti sağolsun. Şimdi Mustafa Yılmaz, Yücel Okçu ve ben, üç kişi PFSTR İstanbul ekibiyiz. Ankara'da da bir VL'imiz oldu, Ahmet Bilal Arpa. Bizlerin görevi, Türkiye'de oynanan PFS oyunlarını modere etmek. Oyuncu ve GM'lere kurallarda, karakter yapımında, senaryo okumakta yardımcı olmak. Bir nevi moderatör/hakem komitesi gibiyiz.

RPG Delisi: Türkiye'deki RPG muhafazakarlığı beni de çok şaşırtıyor. Yeni oyun haberlerini takip etmekte zorlanırken, ülkemdeki convention'larda hiç yeni oyun görememek üzücü. Bu arada bahsettiğin VC/VL kavramları nedir, bunları daha önce duymadım?
Can Sungur: Aslında "Pathfinder Society Yetkilisi" demek. Burada esprili makamlarımız var. Pathfinder Society, aslında Golarion dünyasında da var olan bir organizasyonun ismi. Star Wars'daki Jedi'lar gibi düşün. Biz de oyunlarda yetkili olduğumuz için, Society içerisindeki hayali mevkileri bize de veriyorlar. Venture Captain, bütün bir bölgede Pathfinder Society'nin operasyonlarından sorumlu kişidir. Venture Lieutenant'lar ise bölge Captain'ına bağlı, daha dar yetki alanlarına sahip, ancak Captain kadar yetkili kişiler. Güzel, ilginç title'larımız var bu sayede :)
RPG Delisi: Yani sadece İstanbul ve Ankara'da etkinlikleriniz oluyor, doğru mu?
Can Sungur: Evet, şu anda resmi oyunlar İstanbul ve Ankara'da oluyor. İzmir'de de Kule Sakinleri'nde dostlarımız var, onlar da ara ara PFS oyunları açıp bağımsız olarak raporluyorlar ancak bir bölgede PFS yetkili olması için bazı şartlarımız var. Şu anda Trabzon, Konya ve Gaziantep'de üniversite kulüplerinde genç arkadaşlarım var, onlar da PFS ile ilgililer, kendi okullarında bu etkinlikler başlasın istiyorlar. Hepsine de yazdığım gibi, bu işte kendi kendinin patronu olmak önemli. Eğer 15 günde bir düzenli olarak 3 masanın eş zamanlı oynadığı PFS oyunları yaratabilirsen, düzenli devam edilirse, organizasyonu başlatan arkadaşın adını Amerika'ya iletiyorum, global yetkililer listesine ekleniyor, HeroLab ve PFS senaryoları ücretsiz eline ulaşıyor, Paizo'nun beta proje forumlarına giriyor, ailenin bir parçası oluyor. Yani kendi okulunda, üniversitesinde, atıyorum yurdunda, sitesinde, kafesinde, çok isterse şirketinde resmi PFS yetkilisi olabilir bir kişi. Tek yapması gereken 15 günde bir 3 PFS GM'ini bir araya getirmek. Elbette RPG kültürünün az geliştiği, tüm kaynakları yabancı dilde olan, RPG'den haberi olsa bile kurallı/tertipli oyun oynatma ahlakına sahip GM sayısı çok çok düşük Türkiye'de. O yüzden bu çaba zor bir çaba. Dediğim gibi, belli bir yaş üstü GM'ler ya ortamların leş tavırlarından sıkılıp kabuklarına çekildiler bu ülkede (ki bu benim için de geçerlidir) ya da zaten yeniliklere açık olmayacak kadar dar görüşlüler, onları zaten geç. Bu yüzden ben eskilerden değil, yeni arkadaşlardan umutluyum. Global bir etkinliğin parçası olmanın, yabancı dilde bütün dünya ile iletişimde olmanın, organizasyon yetkisi almanın keyfini anlıyorlar. Sokrates'in dediği gibi, "Büyük değişimler eskileri eğiterek olmaz, eskiler ölünce yeniler gelir."

RPG Delisi: Paizo size bu bahsettiklerin haricinde herhangi bir destek veriyor mu? 
Can Sungur: Kitap, zar, küçük ejderha yumurtaları göndermiyor. Pathfinder Society'de oynatılan senaryoların normalde 2-3 dolar civarında sembolik ücretleri vardır, onları hem biz ücretsiz alıyoruz, hem de katılımcılara ücretsiz verilmesini sağlıyoruz. Bir de HeroLab yazılımında ücretsiz kullanım sağlıyorlar. Düşünüyorum da, çok bir yardımları olmuyor aslında! Ama motivasyon işinde çok iyiler! :)

RPG Delisi: Bu resmi oyunlara her isteyen ve her seviyede oyuncu, mesela RPG'yi duymuş ama hiç oynamamış birisi de katılabiliyor mu?
Can Sungur: Elbette. Wizards of İstanbul'da da "yeni başlayanlar için" derdik, şimdi de aynı şeyi söylüyorum. Oyuncularımızın çoğu çok yeni, rol yapma oyunları ile ilk kez tanışan oyuncular. Kimisi PFS müdavimi oluyor, kimisi 3-4 oyun gelip anlıyor ne olduğunu, kendi arkadaş grubunu toplayıp evine dönüyor, kimisi tanıştıklarıyla muhabbet arasında başka sistemleri öğrenip onlara geçip yapıyor. Hatta ilk başlarda bazı deneyimli oyuncular ile aramızı bozduk bu yüzden. Etkinliklere gelip "Oyuncular kötü, GM'ler kötü" diye yakınanlar oldu. Herkese açık etkinlik yapıyoruz, kapıya "Zenciler ve köpekler giremez" yazacak değiliz. İnsanların öğrenmesine, hata yapmasına izin vermezseniz, kılavuzluk etmezseniz, bize sadece gölge ediyorsunuz dedik. Küsen oldu, "o açıdan haklısınız" diyerek abilik eden oldu. Ama dediğim gibi, bizim için kıymetli olanlar yeni başlayanlar, ilk öğrenenler.
RPG Delisi: Metucon'da Pathfinder Society TR masalarını gördüm ve organize hareket edilmesi çok hoşuma gitti, diğer convention'lara da bu şekilde destek veriyor musunuz?
Can Sungur: Bu sorunun cevabı da ilginç olacak ama çok sorulan ve yanlış anlaşılan bir konu, o yüzden teşekkür ederim. Türkiye'de PFS oyunu oynatmayı seven GM'ler var. Türkiye'de PFS oyunlarını koordine eden yetkililer de var. Ancak bu insanlar Warhammer Space Marine'ler gibi tek bayrak altında uygun adım yürüyen insanlar değiller. Eğer GM'ler bir etkinliğe gitmek ister, kendi aralarında anlaşırlarsa, etkinliklerde 3-4 masaya kadar çıkabiliyorlar. Bazı etkinlikler ise GM'lerin ilgisini çekmiyor, gitmiyorlar. Bu konuda biz PFS yetkililerinin bir yetkisi ya da forsu yok. Bir de bizimle irtibatı doğru yönetmek konusunda İzmir ve Ankara'daki etkinlikleri yapan arkadaşlara da teşekkür ediyorum, zaman ayırıp PFS'nin ne olduğunu, nasıl çalıştığını anlamaya çalıştılar, bizi ve GM'lerimizi uygun şekilde çağırdılar, organize olmamıza da destek oldular. Güzel etkinlikler oldu İzmirCON'da da, METUCON'da da. İstanbul'lu insanların ise kafaları bir başka, herkese "onun bunun adamı" etiketi yapıştırmayı seviyorlar... O da başka bir konu zaten.

RPG Delisi: Son olarak, klişe bir soru olacak ama genel olarak ülkemizdeki RPG camiasından da bahsettiğimiz için fikrini merak ediyorum; gelecekte Türkiye'de hem RPG'yi hem de PFS'yi nerede görüyorsun?
Can Sungur: Gelecekte Türkiye'de RPG konusunda öyle büyük değişimler beklemiyorum. Bunun iki sebebi var, bir işi bilenler, bir de yeni yetişenler. Dediğim gibi, işi bilenler ya öğetmeyi sevmeyen, egosuna saplanmış insanlar, ya da bir şekilde sosyalleşmekten ağzı yanmış, kendini geri çekmiş insanlar. Dar kafalının zaten kendine de, annesine babasına da faydası yok. Diğer taraftan RPG kültürüne sahip, iyi GM az bulunan bir şey, üstelik de kendisini biliyor iyi GM. Ortamlarda ergen egosuyla uğraşmak yerine 5 arkadaşı ile uzun, güzel oyunlar oynamayı tercih ediyor. Yeni yetişen, yeni öğrenen arkadaşlara gelirsek, burada 4 yıldır tanıştığım yüzlerce Türk RPG'ci arasında gördüğüm bir trend var. İnsanlar cemaatleşmeyi seviyorlar, kendilerinden yaşça büyük bir 'emektar abi' bulup onun kuyruğuna takılmaya çok meraklılar. O ne derse o, o neyi oynatıyorsa o iyi, neyi yeriyorsa o kötü. Kendi düşüncesini geliştiremeyen, akıl tembeli gençlerden de bir ümidim yok o yüzden. Kendi işim dahilinde çok iş görüşmesi yapıyorum, kariyer avcılığı yapmam gerekiyor. Y jenerasyonu tümüyle böyle, ancak bu kadar bilgisayar oyunlarının içinde, fantastik dünyalarla ufkunu açmış zihinler bile bu kadar fikir tembeliyken, vay arkadaş, vay vay vay diyorum... Pathfinder Society'te gelirsek, biz kendi çapımızda bu trendi değiştiriyoruz. Anadolu'daki ekipler ile iletişim halindeyiz. Yeni GM'lere ve yeni oyunculara açığız. Saygı duyuyoruz, hata yapmaya izin veriyoruz, buyursunlar. Hazır senaryo oynatıldığı için yeni GM'ler önce oynayıp öğreniyorlar, sonra kendileri oynuyorlar mesela. Bunun dışında, okuyan, öğrenen, global projeleri takip eden genç arkadaşlar da var. Bu arkadaşların sayısı zamanla artmıyor, bizim dönemimizde 15 emek veren varsa, gelecekte de 15 emek veren olacak. Benim tek istediğim, Pathfinder Society ile bizim başlattığımız 'Standart Oyun' çerçevesinde daha çok insanın işin ahlakını öğrenmesi, hikayeciliği, oyun mekaniklerini anlamasıdır.

RPG Delisi: Can sayende Pathfinder Society TR'yi tanıdık. Ben de bu sohbetten çok keyif aldım. Bizlere vakit ayırdığın için teşekkürler.
Can Sungur: Ben teşekkür ederim.

1 yorum:

  1. oyunun yayılabilmesi için türkçe kaynak olmalı dnd 3.5 en iyi kaynak rehber deniyor bu kadar geniş bi gruba sahipsiniz ama biraraya gelip bi çeviri yapmamışsınız mesela. iyi ingilizce bilen 10 arkadaş biraraya gelseniz 6 ayda bi kitapcık üretmiştiniz bence. halada geç deil. hakkında araştırma yaptım bendende 6 yaş küçük ben bu yaşta öğrenmeye çok hevesliyim sende öğretmeye heveslisin ve senin gibi düşünen arkadaşların oldugunu söylüyorsun. yani epeyce imkan sahibisin sayfa adedi olarak paylaşıp çevirebilirsiniz yabancı dili olmayan benim gibi kişilerede hitab edebilirsiniz o zaman. bana öğretin belki bende adanada bununla ilgili bişeyler yaparım İLERDE...

    ertan top

    YanıtlayınSil